18
Mrt

Çanakkale Şehitlerine..

osmanlı, osmanlı imparaorluğu, çanakkale, çanakkale savaşı     Malumunuz bu vatan toprakları kolay kurtulmadı düşmanın elinden.. Çanakkale Savaşı'nda binlerce şehit verdik ve şu an yaşıyorsak bunun en büyük sebebi orda şehit olan amcalarımız, dedelerimiz sayesindedir. Keşke herkeste vatan bilinci olsa da onlar gibi olabilsek te vatan için birşeyler yapabilsek.. Ama nerde.. Gençliğin haline bakıyoruz, Türkçe bozulmuş, askerden kaçmak için ellerinden geleni yapıyorlar, üç kuruş için memleketini satanlar bile var.. En basit örneği ödül alacağım diye ermeni soykırımı vardır diye zat. Ona uyuz olduğum kadar kimseye olmuyorum. Okumayın kitaplarını da şerefsizin!.. Böyle insanlar oldukça Kurtuluş savaşında şehit olan dedelerimizin kemikleri sızlamaya devam edecek. Yok ben emo oldum yok gotik oldum diye gezinmeye devam edin.. Seyit onbaşılar, Ahmetler, Mehmetler kimin için canı pahasına oradasavaştı sanıyorsunuz? Memleket elden gidiyor haberiniz var mı??? Buyrun size Akif'in şiiri.. Okuyun da biraz ibret alın..  Bu şiiri her okuduğumda tüylerim diken diken olur.. Sinirlendim yine gidiyorum ben..

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!"
Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ!
Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

18
Mrt

Elbistanlı Padişah Hanımları :)

osmanlı, osmanlı imparaorluğu     Bir başkadır benim memleketim :) Güzel memleketim Elbistan, tarihe Dulkadiroğullaru Beyliği'ne başkentlik yaparak tanıklık etmiş bir şehir.Sadece Dulkadiroğulları Beyliği'ne başkentli yapmasıyla değil, günümüzde Türkiye'nin en büyük termik santraline sahip olmasıyla da ünlü bir şehir. Çoğu insan yabancı bir ülke sansa da, bir türlü K.Maraş'ın boyunduruğundan kurtulamasa da kendi yağında kavrulmaya çalışan memleketimi bir tanedir, hiçbirşeye değişmem. Şimdi memleketi övecek değilim aslında. Konuyu açma amacım canım memleketimden çıkan imparator annelerinden bahsetmek. Dulkadiroğlu Beyliği, yani Elbistan :) Osmanlı İmpaaratorluğu'na tam 5 tane padişah eşi vermiş. Ve bu eşlerden 2 tanesi de padişah annesi olma şerefine ulaşmış. Peki bunlar kimler?

Hanımı Elbistanlı olan padişahlar: Yıldırım Bayezid (Sultan Hatun), oğlu Çelebi I. Mehmet (Emine Hatun), oğlu II. Murat (Alime Hatun), oğlu Fatih Sultan Mehmet (Sitti Mükrime Hatun) ve oğlu II. Bayezid (Ayşe Hatun).. Bu beş padişahın eşleri Dulkadiroğulları Beyliği'nden gelimş ve tesadüf müdür bilmiyorum ama farkettiyseniz beş padişah ardarda gelen beş padişah.. (Yoksa Elbistan'ın kızları çok mu güzel :))  Bu hanımlardan sadece ikisi 'Hanımsultan' yani oğlu padişah ananesı olmuştur. Annesi Elbistanlı olan padişahlar da şunlardır: II. Murat ve Yavuz Sultan Selim.

4
Mrt

Mihrimah Sultan

mihrimah sultan, mihrimah sultan camii   Osmanlı sarayında yaşayan ve Mimar Sinan'ın aşık olduğu kadın olarak bilinen Mihrimah Sultan'dan bahsetmek istiyorum bu yazımda. Mihrimah Sultan, Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan'ın tek kızları olarak 1522 yılında dünyaya gelmiş olup, II. Selim'den 2 yaş büyüktür. Çok iyi yetişmiş bir prenses olduğu söylenir ve hatta bazı rivayetlere göre babası Kanuni ile savaş meydanlarında bile görüldüğü söylenir. Mihrimah Sultan 17 yaşındayken, Diyarbakır Beylerbeyi Rüstem Paşa taliplisi olarak karşısına çıkar. Çıkar çıkmasına ama düşmanları boş durmaz ve Rüstem Paşa'nın cüzzam hastası olduğu dedikodusunu yayarlar. Bunun üzerine Diyarbakır'a bir ekip gönderilir ve aslının olup olmadığı araştırılır ve Rüstem Paşa'da bit olduğu görülür. (Cüzzamlı hastaya bit bulaşmazmış) Hatta bu olay üzerine Rüstem Paşa'nın düşmanları şu beyitleri yazarlar:

“Olacak ki bir kişinin bahtı kâvi tâlihi yâr,
Kehlesi dahi ânın mahallinde işe yarar!”
(Şansın varsa, bit’ten bile fayda görürsün!)

Hâl böyle olunca Mihrimah Sultan ile Rüstem Paşa evlenirler ve Rüstem Paşa sadrazamlığa oturur. Diğer yandan Mihrimah Sultan'a aşık olan bir kişi daha vardır ki o da Koca Sinan (Mimar Sinan)dır. Bilenler bilir Üsküdar'da bir Mihrimah Sultan Camii vardır. Bu camiyi Mihrimah Sultan kendi adına yaptırmış, Sinan'da ona olan aşkıyla, etek giyen bir hanım görünümündeki bu camiyi yapmıştır. Daha sonra Edirnekapıdaki Edirnekapı Camiini yapmıştır ve bu iki cami arasında sımsıkı bir ilişki vardır. Şöyle ki, bu iki camiyi aynı anda görebileceğiniz bir yerde durup güneşin batışını seyretmek istediğinizi düşünün. Bir taraftan güneş batarken diğer caminin üstünde ayın doğduğunu gördüğünüzü hayal edin. Ne güzel bir manzaradır değil mi.. Ve tabi ki ne kadar büyük bir aşkın eseri olduğunu söylemeye gerek yok. Ha bu arada Mihrimah kelimesinin anlamı GÜNEŞ VE AYdır...

19
Ock

Hüma Hatun

osmanlı

Fatih Sultan Mehmet, "Kostantiniyye (İstanbul) elbette feth edilecektir. O'nu fetheden kumandan, ne güzel kumandandır! Onu fetheden asker ne güzel askerdir!" hadis-i şerifine nail olmuş büyük bir askerdir. Peki Fatih'in annesi kimdir? Bu büyük zatın annesi Hüma Hatun'dur. (Babası bildiğimiz üzere II.Murat) Hüma Hatun hakkında aslında pek fazla bilgi yok. Biraz araştırdım ve bulduğum bilgileri yazmaya karar verdim.

Esas adı Hatice Alime Hüma Hatun olup Kastamonu'nun Devrekani ilçesinde doğmuş olan Hüma Hatun'un vakfiyelerde Abdullah kızı olarak geçtiği, Abdullah isminin de sonradan müslüman olanlara verilen bir isim olduğu söylenmekte. Yani Hüma Hatun'un kökeni gayrimüslimlikten gelmekte. Ve Hüma Hatun'un bir köle olduğu rivayet edilmekte. Bir başka rivayete göre de İsfendiyaroğullarından Tacettin İbrahim Bey’in güzelliği ile ünlü kızı olarak geçmekte. (Muhtemelen ikinci olan doğru gibi geliyor bana) Hüma Hatun'un isminin de acem efsanelerindeki Cennet Kuşu olan Hüma'dan esinlenilerek konulduğu belirtilmektedir.

Hüma Hatun'a Fatih Sultan Mehmet’i nasıl yetiştirdiniz? diye sorulduğunda, “Mehmet’i emzirmeye başlarken Yasin suresini okurdum... O, hep Yasin suresini okuyarak büyümüştür.” diye cevap vermiştir. Fatih'in fetihe olan inancının sağlanmasında en büyük payın annesi Hüma Hatun'un olduğunu düşünüyorum.

Hüma Hatun hakkında bulabildiğim bilgiler şimdilik bunlar. İnşallah her insana Fatih gibi evlat, Hüma Hatun gibi bir eş nasip olur Harika


Reklam
Üye Girişi
( Şifremi Unuttum? | Kayıt Ol)
Son Yorumlar
  • K_E_M_O
    Gönderen: K_E_M_O
  • K_E_M_O
    Gönderen: K_E_M_O
  • K_E_M_O
    Gönderen: K_E_M_O
  • K_E_M_O
    Gönderen: K_E_M_O
  • K_E_M_O
    Gönderen: K_E_M_O
  • Kemo4634@@
    Gönderen: Kemo4634@@
  • Kemo4634@@
    Gönderen: Kemo4634@@
  • Kemo4634@@
    Gönderen: Kemo4634@@
  • Sir_Night
    Gönderen: Sir_Night
  • Sir_Night
    Gönderen: Sir_Night
WEBoss.Net ve DLETurk.Com çalışmasıdır.
Anket
Bu Sezon Kim Şampiyon Olur?
Galatasaray
Beşiktaş
Fenerbahçe
Trabzonspor
Diğer

 
Linkler
Site İçi Arama:
© Powered By K_E_M_O